Примеры использования: massiv

Massive heart failure.
Büyük bir kalp yetmezliği.
It's massive.
- Devasa diyorum.
Massive internal bleeding.
Şiddetli iç kanama.
Massive heart attack.
Ağır bir kalp krizi geçirdi.
It's massive.
I found a massive information haemorrhage.
Büyük bir bilgi kaybı buldum.
Apart from your massive DVD collection.
Devasa bir DVD koleksiyonun olmasının dışında.
- Evidence of a massive infection.
Büyük bir enfeksiyona ait delil.
- Massive pulmonary embolism.
Ağır akciğer ambolisi.
We got massive packet lost.
Çok büyük paket kaybımız var.
That's a massive commitment.
Bu çok büyük bir sorumluluk.
Man, they massive!
Oğlum, adamlar devasa!
A ruptured kidney and massive bleeding.
Böbrek yırtılması ve şiddetli kanama.
He suffered massive cellular disruption.
Ağır bir hücresel bozulma geçiriyor.
Massive hangover?
Şiddetli bir sarhoşluk mu?
Massive tissue loss. -
Büyük doku kaybı.