Примеры использования: marker

I have one last marker to call.
Arayabileceğim son bir işaretçi var.
It's the one-mile marker.
Bu 1 mil işareti.
The marker tests were negative.
Belirteç tahlilleri negatifti.
What is a biochemical marker doing in a sorority girl's hair?
Biyokimyasal bir markörün kardeşlik kulübü üyesi bir kızda ne işi var?
Listen, we're on highway 94, north of St. Cloud, Minnesota, just passing mile marker 79.
Dinle biz 94. otoyolun Kuzey St. Cloud Minnesota'ya 130 km kaldı tabelasını şimdi geçtik.
-Give me the marker.
-Ver kalemi bakayım.
Written in Magic Marker?
Keçeli kalemle yazılmış olan?
I need an evidence marker.
Bir kanıt işaretleyici lazım.
I need that rail end leveled down to the next marker.
Demiryolunun ucunun bir sonraki imleçle aynı seviyeye çekilmesini istiyorum.
I'm looking for a poster board and markers.
- Afiş tahtasıyla fosforlu kalemlerimi arıyorum.
So this glyph was a territorial marker.
Yani bu şekil bir bölge belirleyici.
don't sniff the marker, honey.
Keçeli kalemini koklama tatlım.
One side of the marker is adhesive.
Damganın bir yüzü yapışkan.
-Okay, let me see the marker.
-Tamam, kalemine bakayım.
That's just a marker.
Bu sadece bir gösterge.
In lieu of that, a marker of some kind.
Ya da bir çeşit işaretçi.