Примеры использования: marine

Former Marine.
Eski denizci.
Did you know that Harvey was a marine, Eric?
Harvey'in eskiden asker olduğunu biliyor muydun, Eric?
Of United States Marine.
Birleşik Devletler Donanması.
He was a marine.
U.S. Marine Corps, sir!
Birleşik Devletler Deniz Piyadesi efendim!
I was a marine.
- Okay, marine.
- Tamamdır, asker.
Are you a member of the U.S. Marine Corps?
- A.B.D. Donanması'nın bir üyesi misiniz?
It was that whole marine thing.
Bu denizcilikten kalma bir şey.
Every Marine in this place is AWOL.
Buradaki her Piyade kaçak.
Marine environments are in trouble.
Denizel ortamlar belada.
There's a marine salvage yard on Staten Island.
Staten Island'da eski bir marina var.
Well, the waiter at the blue marine cafe seemed to think you were fighting.
Blue Marine Cafe de ki garson... ..atıştığınızı görmüş
Divorce case, a tax appeal, and an important marine insurance claim.
Boşanma davası, bir vergi itirazı, ve önemli bir denizcilik sigorta ödemesi.
I'm on orders from 2nd Marine Division.
2'inci Piyade Tümeni'nden emir aldım.
And, you know, I'm the daughter of a Marine, sir.
Ben bahriyeli kızıyım, o yüzden çocukluğumdan beri bana vurmam öğretildi.