Примеры использования: march

Late March.
-Mart sonu.
The "Wedding March".
"Evlilik Marşı".
They help the men march.
Adamların yürümesini sağlarlar.
March 2008.
Mart 2008.
Slow... march!
Yavaş... marş!
You march on Winterfell soon.
Yakında Kışyarı'na mı yürüyorsun?
March 21 st.
21 Mart.
(woman) Changing step at the march in quick time.
Adımları marşla beraber hızlıca değiştiriyoruz!
To march across the land.
Sınırı geçebilmesi için.
He's focused his gaze but he hasn't finished the preparations for the march.
Gözünü dikti lâkin sefer hazırlıklarını hala bitiremedi.
A crippled boy claims to have seen dead men on the march beyond the Wall, thanks to the magical help of a raven with three eyes?
Sakat bir çocuk, ölü adamların Duvar'ın ötesinde ilerlediğini görmüş hem de üç gözlü bir kuzgunun sihirli yardımıyla.
Do you really think they'd up and march across the border?
Gerçekten sınıra dayanacaklarını düşünüyor musunuz?
There must be no march.
Sefer olmamalı.
Unless there's a thaw, we can't march forward.
Buz erimezse, ilerleyemeyiz.
He's at the rear of column, a full day's march.
O arka tarafta, sınır bölgesinde.
The rest of us must prepare to march!
Geri kalanlarımız sefer için hazırlanmalı!