Примеры использования: make turkey slay

And conversations with moralizing strangers do not make people change their behavior.
Yabancılarla ahlak dersi veren konuşmalar yapmak insanların davranışlarını değiştirmez.
We make medical devices.
Tıbbi cihazlar üretiyoruz.
I can make reservations.
Rezervasyon yaptırabilirim.
They're from Turkey.
Türkiyeden gelmişler.
- Turkey bacon.
- Turk pastırması!
The gas here shows that millions of years ago this region of Turkey was underwater.
Buradaki gaz milyonlarca yıl önce Türkiye'nin bu bölgesinin su altında olduğunu gösteriyor.
Will you slay him yourself?
Kendiniz mi öldüreceksiniz?
Slay him!
Öldür onu!
Wonder what the committee's gonna make of that.
Komite buna ne diyecek çok merak ediyorum.
Sometimes they make life interesting.
Bazen hayatı daha ilginç kılıyorlar.
Don't make any crazy assumptions.
Demek vardığın sonuç bu.
- I want my turkey now.
- Hindimi istiyorum.
Well, uh, if we're making a whole turkey, we can... we can invite a few more.
Aa, eğer bütün bir hindi pişireceksek, biz... biz birkaç kişi daha davet edebiliriz.
I am gathering every binky that is in this house, because from today on, Joe is going cold turkey.
Evdeki tüm emzikleri topluyorum çünkü Joe bugün bu alışkanlığını bırakacak.
Slay them all.
Hepsini katledin.
It must have been a very powerful blade to slay the dead.
Bir hayaleti öldürdüğüne göre oldukça güçlü bir kılıç olmalı.