Примеры использования: mainly

History and politics, mainly.
Başlıca, tarih ve politika.
and are mainly found lying there at the end of the operation.
"...esasen, yükün orada yatar vaziyette kaldığı farkedilmiştir.
- Mainly when there nothing to worry about.
- Özelliklede seninle ilgisi yoksa.
Until now, it's mainly been overwhelmed adoptive parents of problem children from overseas.
Şimdiye dek başlıca alt edilen evlât edinenlerin sorunu denizaşırı ülkelerden gelen çocuklar.
Mainly, that you behave like a husband.
Başlıcası bir koca gibi davranman.
The tsars were mainly Russophiles.
Çar başlıca Rus hayranıdır.
I always just mainly taste the bread.
Her zaman başlıca ekmeğin tadını aldım.
Mainly the brain and the rest of the central nervous system.
Başlıca beyin ve merkezi sinir sisteminin kalanı.
- Kids, mainly.
- Özelliklede çocukları.
I'm here mainly to burnish the Samurai's banter.
Benim burada olmamın başlıca nedeni Samuray'ın fikrini cilalamak.
Mainly me...
Esasen bana...
It's mainly horrible.
Esasen korkunç.
Mainly that I'm not supposed to know about them.
Esasen bunu bilmemem gerektiğini.
Mainly because you're so damn good at it.
Esasen bunda çok iyi olduğun için.
She died, mainly.
Esasen, O öldü.
Mainly happy endings.
Esasen mutlu sondan yoksundu.