Примеры использования: lurk

Even the giant squid that lurk in the depths of a vast underwater canyon.
Dev kalamar bile geniş sualtı kanyonun derinliklerinde gizlenir.
Is it necessary to lurk in dark corners?
Karanlık köşelerde pusuya yatman şart mı?
Death lurks.
Ölüm pusuda.
Why do you lurk, Chief-Inspector?
Neden gizleniyorsunuz, Baş Müfettiş?
Scratch any hero and a monster lurks beneath.
Bir kahramanı kazırsan altında bir... canavarın pusuya yattığını görürsün.
I can't, the enemy lurks.
Yapamam, düşmanlar pusuda.
When mother seized control of my mind, unleashing those monstrosities that lurk behind the red door,
Annem zihnimi kontrol altına alıp bu canavarlık kırmızı bir kapı ardında gizlenirken bir şey gördüm.
Why would he lurk outside our house?
Neden evimizin dışında gizlensin ki?
Evil lurks behind every door in Tree Hill.
Kötüler pusuda Tree Hill de her kapının ardında.
Do please don't lurk, Octavian.
Lütfen gizlenme, Octavian.
You never know what lurks in this neighborhood.
Çevrede kimlerin pusuya yattığını bilemezsin.
"An evil darkness lurks"?
"Pusuda ki karanlık şeytan mı"?
He must wait and lurk and think.
Beklemeli, gizlenmeli ve düşünmeli.
His face betrays no emotion but what passions lurk behind those eyes?
Yüzü hiç duygu belli etmez, fakat nasıl bir tutku gizlenmiştir o gözlerde?
We lurk below, giving tribute to the Old Ones awaiting that promised day when we will arise.
Biz aşağıda gizleniriz, eskilere haraç vererek bize vaat edilen yükseliş gününü bekleriz.
They lurk in the shadows.
Karanlıklarda saklanırlar.