Примеры использования: lucrative

The same way a guy doesn't give up a lucrative medical practice to come work for you?
Senin çalışmak için karlı bir tıp dalından vazgeçmeyen adamla aynı şekilde mi?
Lucrative, too.
Kârlı bir iştir ama.
I HAD NO IDEA BEING A BEGGAR COULD BE SO LUCRATIVE.
Dilenciliğin bu kadar kazançlı olduğunu bilmiyordum.
And I don't have any metrics to back it up, but I honestly believe that the platform that Richard wants to build will be far more lucrative in the long term than any box.
Destek çıkmak için hiçbir sebebim yok ama Richard'ın kurmak istediği platformun uzun vadede bütün kutulardan daha kârlı olacağına inanıyorum.
Doughnut franchises are extremely lucrative.
Çörek satışı çok kârlı bir .
It's a lucrative game.
- Kazançlı bir oyun.
Come, you have a lucrative business.
Haydi ama, kârlı bir işin var.
Find something more lucrative.
Daha karlı bir .
Lucrative as this stuff is, I'll be glad to see the last of it.
Bu şeyler kadar kazançlı, Sonuncusunu görmekten memnun olacağım.
I can set you up in any number of lucrative positions.
Size birçok kârlı konum ayarlayabilirim.
Post-Its must be really lucrative.
Post-it'ler çok karlı bir olmalı.
Lucky for you that preying on the desperate is so lucrative.
Şansınıza, acizleri yargılamak çok kazançlı olur.
My pursuit's not been so lucrative.
- Benim arayışım o kadar kârlı olmadı.
- Is it lucrative?
- Kârlı bir mi?
There's a lucrative market out there.
Dışarıda kazançlı bir pazar var.
You'd threaten our very lucrative partnership for one over-the-hill, bad dye job rock dinosaur?
Bu oldukça kazançlı ortaklığımızı bir kere zirveye çıkmış bir rock dinozoru için mi harcıyorsun?