Примеры использования: loses

Damn it.We could lose him.
lose it all ♪
Her şeyi yitirmek için
You wanna lose your nose?
Burnunu kaptırmak mı istiyorsun?
Did you lose one?
CD'lerinden biri kayboldu mu?
Did you lose the culprit?
Suçluyu mu kaçırıyordun elinden?
Moya could, willingly, lose the baby.
Moya gönüllü olarak bebeğini kaybedebilir.
What did you lose?
Trust me, if you're not in early, you lose your shirt.
Güven bana, çok kalırsan donunu bile kaptırırsın.
Did you lose something?
Bir şey mi kayboldu?
What if you lose?
Neler kaçırdığını biliyor musun?
Chris Shelton wanted Massey to lose his sons, too.
Chris Shelton Massey'nin de oğullarını kaybetmesini istedi.
♪ to lose it all ♪
Her şeyi yitirmek için
But I'd lose all my business to Frodo's of Shelbyville!
Ama bütün müşterilerimi Shelbyville'deki Frodo'nun dükkanına kaptırırım!
I lose time.
Saatlerce kayboluyorum.
You'll lose it.
- Balığı kaçıracaksın.
Voters lose sympathy if she fired her for political reasons.
Siyasi sebeplerle kovmuşsa, oy verenlerin sempatisini kaybeder.