Примеры использования: longest

It's really long.
Amma uzunmuş.
A sign that you need to take a long vacation.
- Sana uzunca bir tatil sağlayacak bir imza.
Yeah, I got a long trip ahead of me.
Upuzun bir yolum var.
Hey, why the long faces?
Hey, bu asık suratlar da ne?
How long?
- Ne kadar uzundu?
AND IT WAS LIKE THAT FOR A LONG TIME.
Ve bu durum uzunca bir süre devam ederdi.
Oh, it sounds like you and my dad have a long history together.
Oo, babam ve senin birlikte upuzun bir hikayesi var gibi.
Why the long faces here?
Suratınız niye asık?
He's come a long way.
Ve sonradan Mayushii onu görünce "Büyük yol kat etti gerçekten." derdi.
I've had a long day.
Yorucu bir gün geçirdim.
I haven't laughed like that for a long time.
Hayli zamandır, böyle gülmemiştim.
Dinna need to stay up any longer.
Daha fazla kalmanıza gerek yok.
Long gone.
Büyük kayıp.
It's been a really long week.
Çok yorucu bir hafta oldu.
But, in fact, she's come a long way with her addiction issues.
Aslında bağımlılıklarından kurtulma konusunda bir hayli yol kat etti.
Can we please stay out a little longer?
Biraz daha kalamaz mıyız?