Примеры использования: logically

For reality to be logically consistent, there must be a cosmic speed limit.
Gerçekliğin mantıken tutarlı olması için kozmik bir hız sınırının olması gereklidir.
Logically, people punish themselves for something they did or something they didn't do.
Mantıksal olarak, insanlar kendilerini yaptıkları veya yapmadıkları bir şey yüzünden cezalandırırlar.
Yes, but she thinks like me, so I should be able to think it through and find her pattern, logically and rationally.
Evet, benim gibi düşünüyor, dahası bunun her yönünü düşündüğümden mantıklı ve hesaplı olarak sorununu bulduğumdan emin olmalıyım.
Logically, the door should be at the end of this corridor.
Mantıken kapı bu koridorun sonunda olmalı.
The only way to logically piece this together is to imagine that he paid Skittles to come here and tell us that he was gonna kill the senator.
Parçaları mantıksal olarak birleştirince ortaya çıkan şu, Skittles'a para verip senatörü öldüreceğini söylemesi için bize göndermiş.
And if a man pretending to be me could do it... well, then, logically, the real me must be far more qualified.
Benim taklidimi yapan biri yapabiliyorsa mantıken, ben çok daha iyi yapabilmeliyim.
You look at it logically.
Olaya mantıken bakıyorsun.
If this is another entry... from a completely different angle... then, logically, there was a second gunman.
Eğer bu tamamen farklı bir açıdan gelen farklı bir giriş ise o zaman mantıken ikinci bir vurucu olmalıydı.
The situation must be analysed logically.
Durum mantıklı bir şekilde incelenmeli.
Logically, the teleporter should do the same.
Mantıken, ışınlayıcı da aynı şeyi yapmalı.
Logically, You know that that's true
Mantıksal olarak, biliyorsun ki söylediğim doğru.
AII right, look, let's think about this logically, okay?
Sakin olun, biraz mantıklı düşünelim.
Logically, if evolution were to perfect a creature whose primary skill were to hide from view - how could you know it existed?
Mantıken eğer evrim ana yeteneği saklanmak olan bir yaratığı mükemmelleştirdiyse, ...var olduğunu nasıl bileceksin?
So, then, logically, you try to find a mate here.
Bu yüzden, mantıken, burada kendine bir eş bulmaya çalıştın.
Logically, you couldn't be the witch, because she was old when he was young.
Mantıken cadı olamazsın, babam çocukken o yaşlıydı.
- Logically, one must assume...
- Mantıki açıdan bakıldığında...