Примеры использования: logic

Now, it would seem logic would dictate that these investigations be considered separate entities.
Mantıksal yaklaşımla, tüm bu vakaların birbirinden bağımsız olarak ele alınması gerekir.
"I'm sorry, Logic, I forgot to pay you for that gram."
"Aldığım malın parasını ödemediğim için özür dilerim, lojik."
Cuddy's logic was,
Cuddy'nin mantığına göre, Foreman House için değerli biri, Ben de House'a değer veriyorum...
Your logic is bulletproof.
Mantığınız kurşungeçirmez.
Your logic is irrefutable.
Mantığın su götürmez.
It's logic.
That is logic there.
Mantık orada.
No logic.
Mantık yok.
I get the logic.
Bak, mantığını anlıyorum.
Just following logic.
Sadece mantıksal yolu izliyorum.
Wait a minute-- what about a logic loop?
Mantıksal döngüye ne dersiniz?
You've taken my simple exercises in logic and embellished them, embroidered them, exaggerated them.
Basit mantıksal çıkarsamalarımı alıp hayali eklemelerle ilginçleştiriyorsun...
My logic tells me that is not a possibility.
Mantıksal olarak bir olasılık olduğunu söyleyemem.
We need to go past logic though.
- Mantıksal bilinçaltına gitmeliyiz.
If I return to the ship, logic suggests my long-term memory would be deleted.
Mantıksal olarak, geri dönersem uzun süreli hafızam silinir.
Logic and non violence to solve life's problems.
Yaşamın sorunları için mantıksal ve şiddet içermeyen çözümler.