Примеры использования: lived

Now, Chandler, you want to live with Monica, right?
Chandler, Monica ile yaşamak istiyorsun, öyle değil mi?
You could live out my fantasy.
Benim fantezimi yaşatabilirsin.
Is the lone wolf suggesting family is a reason to live?
yalniz kurdumuz aileyi yasama amaci olarak mi one suruyor?
He does live here.
Öbürü gerçekten burada oturuyor.
And now what are we supposed to live off of?
Ne ile geçineceğiz biz şimdi?
Where do you live?
- Nerede oturuyorsun?
Can't we live off the money from your store?
Dükkandan kazandığın parayla geçinemez miyiz?
I live downstairs.
Aşağıda oturuyorum.
I live upstairs.
Üst katta oturuyorum.
You can totally, totally live on this.
Bu parayla kesinlikle geçinebilirsin.
All right, well, do pickles live forever or...
Tamam, pekâlâ, turşular sonsuza kadar yaşıyor mu, veya...
Let him live and I'll love him.
Çocuğu yaşatın onu seveceğim.
J.D., I want to live by myself.
J.D., yalnız yaşamak istiyorum.
Who says I'm here to convince you to live?
Seni yaşatmaya ikna etmek için burada olduğumu kim söyledi?
This is one urban intruder nobody wants to live with.
Bu kimsenin birlikte yaşamak istemeyeceği davetsiz misafirlerden bir tanesi.
You'll save the world to let her live?
Onu yaşatmak için dünyayı mı kurtaracaksın?