Примеры использования: lightning

- A bolt of lightning.
The lightning round!
Şimşek turu!
Standing in the middle of a ball of lightning.
Bir şimşeğin ortasında gibiydi.
She hit me like a bolt of lightning!
bu kiz yildirim gibi carpti!
You took them to a large body of water during a lightning storm.
Şimşekli bir fırtınada onları su kenarına götürdün.
There are lightning rods all over the city.
Şehrin her tarafında paratonerler var.
Say, from a lightning bolt?
Say, from a lightning bolt?
Greased Lightning.
Yağlı Yıldırım.
Remember the time we got stuck on the roof of the town hall in the middle of a lightning storm, huh?
O şimşekli fırtınada belediye binasının çatısında mahsur kaldığımız zamanı hatırlıyor musun?
- You think he's some kind of lightning rod?
- Yani onun bir paratoner gibi olduğunu mu söylüyorsun?
- Send Lightning a report.
- Lightning'e rapor verin.
Killua used lightning.
Killua da yıldırım saçıyor.
The lightning round begins--
Şimşek turu başlıyor...
"And summoned thunder and lightning."
"Fırtına ve şimşeği çağırmış gibi."
I hope the next guy gets hit by lightning.
Umarım bi sonraki adama yıldırım çarpar.
'It was raining heavily with lightning thunder'
Şimşekli ve gök gürültülü sağanak vardı.