Примеры использования: libya

Under various identities, he's landed in Egypt, Algeria, Libya, and Niger.
- Farklı kimliklerle Mısır'a Cezayir'e, Libya'ya ve Nijerya'ya gitmiş.
Wait, isn't that in Libya?
Tripoli Libya'da değil mi?
We"ll pick up a full load of fuel, and we"ll release the hostages when we get to Libya.
Yakıt ikmali yapacak ve Libya'ya varınca rehineleri bırakacağız.
Our dashing ambassador, Alec Kirkbride, in Libya.
Etkileyici Libya büyükelçimiz Alec Kirkbride.
He's advised world leaders on everything from Iraq, to Libya, to the B.P. Oil spill in the Gulf.
Dünya liderlerine Irak'tan, Libya'ya tutun, B.P.'nin körfezdeki petrol sızıntısına kadar her türlü konuda tavsiyelerde bulunmuş.
His passport record shows recent travel to Tunisia, Syria and Libya.
Pasaportuna göre son seyahatleri Tunus'a, Suriye'ye ve Libya'ya.
Mostly likely Libya.
Büyük olasılıkla Libya'dan.
All bound for Libya.
Hepsi Libya'ya gönderilecekti.
- In Libya.
- Libya'da.
- The reporters were freed in Libya.
- Libya'daki muhabirler serbest bırakılmış.
He lives in Lebanon but flew into Libya last month and I am not seeing a return ticket out.
Lübnan'da yaşıyor geçen ay Libya'ya uçmuş ama oradan ayrıldığına dair uçuş bileti yok.
We served together in Libya.
Libya'da beraber görev yaptık.
Go to Libya!
Libya'ya git.
Yeah, there's also a good chance he's being held in Chad or Libya or Somalia.
Çad'da, Libya'da ya da Somali'de de olabilir.
We long time in jail in Libya.
Libya'da uzun süre hapisteydik.
Well, Tripoli, not to be confused with Levantine Tripoli in the country of Lebanon, was founded in Libya in the seventh century by the Phoenicians.
Lübnan ülkesindeki Levanten Trablus ile karıştırılmasın 7. yüzyılda Fenikeliler tarafından Libya'da kurulmuştur.