Примеры использования: legendary

Legendary warrior, everyone said.
Efsanevi savaşçı derlerdi.
His security is legendary.
Güvenliği dillere destan.
Your discretion is legendary...
Ketumluğunuz bir efsanedir.
Legendary adjacent!
Efsanevi bir yakınlık!
Your shop is legendary.
Dükkanın dillere destan.
Okay, that was only till I was ten, and my mother's science fair was legendary.
Tamam, ama o senin dediğin 10 yaşına kadardı ve benim annemin bilim anlayışı efsanedir.
The legendary burial place of King Arthur.
Kral Arthur'un efsanevi definesi.
You mean the legendary bounty hunter?
Efsanevi kelle avcısını mı diyorsun?
A legendary fighter.
Efsane bir savaşçısınız.
Everything's legendary.
Ona her şey efsanevi.
Your entertainments are legendary.
Buradaki gösterileriniz dillere destan.
Dipper, this night is, like, legendary.
Dipper, bu gece tam bir efsane.
More like legendary.
Daha çok efsanevi diyelim.
My dumplings are legendary.
Hamur tatlılarım dillere destandır.
I haven't told them any legendary Barney stories.
Hiç efsane Barney hikayesi anlatmadım.
She's a legendary party promoter.
Efsane bir parti planlayıcısıdır.