Примеры использования: leaving

Is he considering leaving her?
Onu bırakmayı mı düşünüyor?
And leaving us with a trajectory rod.
ve bize kalan... okun geliş yönü.
I'm not leaving Julie!
Julie'yi terk etmiyorum.
Leave the lights off.
Kapalı kalsınlar.
- Mum, just leave it.
Anne, vazgeç artık.
As rivers leave the mountains behind, they gradually warm and begin to support more life.
Irmaklar, dağlardan uzaklaştıkça yavaş yavaş ısınır ve daha yaşam dolu olmaya başlar.
Doctor, don't leave me hanging.
Doktor beni askıda bekletme.
You know how fast I run, I'll leave you in the dust!
Öyle hızlı koşarım ki, gözden kaybolurum!
Reason for leaving last job?
Son işten ayrılma sebebiniz?
Your leaving is a gift.
Ayrılışın bir ödül olur.
With you Serceparmak It is not safe to leave.
Sizi Serçeparmak ile bırakmak güvenli değil.
When did you leave Lorath?
Lorath'tan ne zaman ayrıldın?
Nozomi has been cleared to leave by immigration.
Nozomi, göçmenlik tarafından gitmesi için hazırlandı.
Don't leave us.
Bizi terketme.
One, and you leave voluntarily.
Sadece bir tane ve sonra da kendiliğinden kalkacaksın.
I thought about leaving once.
Bir kez bırakmayı düşünmüştüm.