Примеры использования: labour

Labour camps.
Çalışma kampları.
"Oh, darling, darling, I'm in labour!
"Sevgilim canım, emek var!
Nice... forced intellectual labour.
Hoş... zorunlu entellektüel işçilik.
- You can't because of the Labour Unions.
-Yapamazsın çünkü sendikalar var.
Like those 16 hours I spent in labor even though it was Margarita Monday at Dockside Joe's.
Tıpkı daha önce 16 saat uğraştığım gibi, hatta Joe's limanında margarita pazartesi olmasına rağmen.
Did you get a slice, too, or are you strictly wage labor?
Sana da pay verdiler mi yoksa alnı açık bir emekçi misin?
That was the division of labour when we started all this.
Bu işe başladığımızda görev paylaşımı böyleydi.
I.G. Farben, Siemens, Hermann Goering recruit their labour here.
I. G. Farben, Siemens, Hermann Goering firmalar işgücünü buralardan temin etti.
You started out in manual labour.
Beden işinde başladın.
Just to provide some free labour.
Sadece ücretsiz işgücü olacağım.
"Order, Discipline, Labour".
"Düzen, Disiplin, Hizmet"tir.
You are fit for labour.
Çalışmak için uygunsun.
These Inhumans... they did not suffer, labor to become what they are.
Bu Nainsanlar oldukları şey hâline gelmek için acı çekmediler, çaba harcamadılar.
But that gives me a license to travel so I can help out at the labour camps.
Bana dolaşma serbestliği kazandırdı, çalışma kamplarına da yardım edebiliyorum.
Raising chicks requires huge parental investment ... in both time and labour, wherever you are.
Yavru yetiştirmek hem zaman, hem de emek olarak çok büyük bir yatırım gerektirir, nerede olursanız olun.
It's all there, parts, labour, overtime, goggle rental.
Hepsi burada, parçalar, işçilik, zaman aşımı, gözlük kirası.