Примеры использования: labor

They build labor camps.
Çalışma kampları kurdular.
Penny,the labor force is a living organism that must be carefully nurtured.
Penny, işgücü, dikkatlice terbiye edilmesi gereken, yaşayan bir organizmadır.
You want your back doing the hard labor.
Ağır işi sırtın yapsın.
Free manual labor.
Bedava hizmet.
Tony is a labor leader.
Tony Sendika Başkanı.
Like those 16 hours I spent in labor even though it was Margarita Monday at Dockside Joe's.
Tıpkı daha önce 16 saat uğraştığım gibi, hatta Joe's limanında margarita pazartesi olmasına rağmen.
What, are we talking visas, or are you trying to process a labor certification?
Şimdi, vizeden mi bahsediyoruz, yoksa çalışma izni mi almak istiyorsun?
Look, I got the labor force already.
Dinle, işgücü bende var zaten.
Disorganized labor.
"Örgütsüz" emek.
I was doing manual labor.
El işçiliği yapıyordum.
Did you get a slice, too, or are you strictly wage labor?
Sana da pay verdiler mi yoksa alnı açık bir emekçi misin?
Is your daughter politically aligned against robot labor?
Kızın siyasi olarak robot istihdamına karşı mı?
I know, but labor doing what?
Ne yaparak çalışmak?
These Inhumans... they did not suffer, labor to become what they are.
Bu Nainsanlar oldukları şey hâline gelmek için acı çekmediler, çaba harcamadılar.
Yeah, free labor can certainly change the equation.
Evet, serbest emek bütün hesapları altüst edebilir ama.
Giving these lowlifes an opportunity to partake in some manual labor for the benefit of society.
Bu ayak takımına, toplumun menfaatleri uğruna işçiliğin bir parçası olmaları için bir şans tanıyorum.