Примеры использования: kno

Well, i'm not sure i kno w what you're driving at, but i know that no w is not the proper time.
Ne kastettiğini bilmiyorum, ama uygun zaman değil.
Do you kno yhow much this club made last year?
Geçen sene bu kulüp ne kadar kar etti biliyor musunuz?
Do you kno about her movie?
Onun yaptığı filmi biliyor musun?
I don't really kno w, but it's bad.
Bilmiyorum ama kötü işte.
And as you kno I am deeply partial to your etouffee.
Bildiğin gibi senin buğulamana bayılırım.
I've kno coach Dickes for a long time.
Rakip takımın Koçu Dickes'i eskiden beri tanırım.
...You kno the kicking, the screaming, the bed-wetting.
...tekmeliyorsun, çığlık atıyorsun yatağı ıslatıyorsun.
I don't,I don't kno and I am the first to admit that I was not the greatest guy back then.
Bilmiyorum, o zamanlar harika bir adam olmadığımı itiraf etmem gerek.
- Right now, but I kno you like to watch, Babs, so come on in if you want a thrill.
- Tam şimdi, ama izlemeyi sevdiğini biliyorum Babs, heyecanlanmak istiyorsan gel izle.
Crichton... kno...
Crichton biliyor.
No, I don't kno w, what do you want?
Hayır, ne istediğini bilmiyorum?
How do you kno-
Nereden biliyorsun?
Ah, that's where I kno-- Oh, hello?
Demek oradan tanı-- Alo?
Dad, you've got to kno...
Baba, kapıyı çalman...
Everyone there kno what I did.
Oradaki herkes ne yaptığımı biliyor.
We are rather curious, however, to kno whow you suddenly were shifted from a worker in a cafeteria to the code room.
Daha ziyade nasıl olup da, birden bire kafeteryada çalışırken şifre odasına geçtiğinizi merak ediyoruz.