Примеры использования: knife

No more fire games, no knife games.
Ateşli oyun yok, bıçaklı oyun yok.
Here's Grandma's knife.
Aha, Büyükannenin çakısı.
And then he's gonna knife her
-The knife fight?
-Bıçaklı kavga sahnesi?
Well, you can bet it wasn't a Scout knife.
Bir izci çakısı olmadığına bahse girebilirsin.
Somebody in that neighborhood will knife you, for sure.
Emin ol, komşulardan biri seni bu yüzden bıçaklayabilir.
It just gives me the willies thinking about someone near my junk with a knife.
Benim oğlanın etrafında bıçaklı birini düşündükçe içim ürperiyor.
It's where Bentley got the liston knife.
Liston çakısı Bentley'de.
Will you pass that knife?
Bıçağı uzatır mısın?
That was a knife to the heart.
Kalbime hançer sapladı.
hand you a knife and say, "Doctor, cut me open. "
"Doktor, beni kesip açın. "
You took her knife.
Onun bıçağını aldın.
"And you're plunging in a knife!
"Hançer saplamak gibidir her öğün!
He's like a knife in my heart.
Sanki kalbimi kesiyorlar.
Put your knife down first.
- Bıçağı indir önce.
Hayley asked me to give you the knife.
Hayley hançeri sana vermemi söyledi.