Примеры использования: kitten

We found her as a kitten.
Onu bir yavruyken bulduk.
I miss that little black kitten so much.
O siyah pisiyi çok özlüyorum.
Yeah, you're a tiny little kitten of joy and love.
Sen minicik sevimli ve tatlı bir kediciksin.
And I would love to, but I have the upper bodystrength of a kitten.
Çok isterdim ama benim gücüm bir yavru kedininki kadar.
It will be our honeymoon, my kitten.
Bu bizim balayımız olacak minik pisim.
Are you coming out, kitten?
Dışarı gelmiyor musun kedicik?
- Did you forget the kitten?
- Yavru kediyi unuttun mu?
Our cat had kittens, and they're all over.
Kedimiz yavruladı ve ufaklıklar etrafı sarmış durumda.
They're Klingons, not kittens.
Onlar Klingon, fingirdek kızlar değil.
And Babette said the last two weeks in April are bad because her cat's expecting kittens.
Bebette de Nisan'ın son iki haftası olmaz dedi çünkü kedisi yavrulayacakmış.
Floyd, punch in a calico kitten.
Floyd, Floyd, bir alaca kedi bul.
He's a kitten now, Ray.
Artık Ray bir kedi yavrusu.
Miko having kittens?
Miko yavrulayacak mı?
Soft like kitten, no?
Kedi gibi yumuşacık, değil mi?
Thing purrs like a kitten.
Bir kedi yavrusu gibi mırıldanıyor.
How you doing, kitten?
Nasılsın ,kedicik?