Примеры использования: keeping

He started keeping a record.
Kayıt tutmaya başladı.
I'm keeping it.
Muhafaza ediyorum.
Keeping the fat cats fat.
Şişman kedlerin şişman kalmalarını sağlıyorum.
- Keeping Sloss under cover?
- Sloss'u koruma altına aldın mı?
They can't keep your money forever.
Paranı sonsuza dek alıkoyamazlar.
You can keep it.
Sende kalabilir.
Keeping him alive.
Oğlunu hayatta tutmayı.
I'm keeping the film.
ben filmi muhafaza ediyorum.
-Keeping in shape?
- Formunu korumaya mı çalışıyorsun?
He's grown up happy in my keeping.
Himayemde çok mutlu büyüdü.
- Being pregnant, keeping up the pace...
- Hamile olmak, ritme uyum sağlamak...
- Why would I keep my testicle?
Testisimi neden tutayım ki?
Keep him blind to all else that moves.
Bizden hariç hareket eden her şeye âmâ kılarız onu.
Elevators keep crashing.
Asansörler bozulup duruyor.
- Just keeping sharp for my work.
Özel birşey yok, sadece işim için keskinliğimi korumaya çalışıyorum.
Lord, take this innocent soul into thy keeping.
Yüce Tanrım, bu günahsız ruhu himayene al.