Примеры использования: joining

Thanks for joining us.
Katılımınız için teşekkürler.
You to be joining a smuggling' run.
Mal kaçakçılığına iştirak etmiş olacaksın.
I do not intend to join that long list of queens who have quivered happily at being summoned by Lord Antony.
Lord Antony tarafından çağrılıp da sevinçten titreyen kraliçelerin listesine eklenmeye hiç niyetim yok.
We're here today to join in matrimony this man and this woman...
Bugün burada, bu adam ve bu kadının evlilik bağıyla birleşmesi için toplandık.
And then you'll join me in the cab.
Dışardaki takside buluşalım!
That's really not our thing, but if you're eager for action how about joining us tomorrow to launch our letter-writing campaign?
Tarzımız değil ama aktif katılım istiyorsan niçin yarın akşamki mektup yazma kampanyamıza katılmıyorsun?
Care to join us, Dollface?
- Bize katılmak ister misin, bebek yüzlü?
Apparently, it's the thing to join.
Görünen o ki, katılınması gereken bir şey.
Mind if I join ya?
Size katılmamım mahsuru var mı?
You must join forces with Koguryo.
Koguryo kuvvetlerine katıl.
Join the Self Defense Force!
Savunma Kuvvetleri'ne katılının!
We'll join our Houses.
Hanelerimizi birleştireceğiz.
The bonds that join atoms to make solids and liquids on earth are not strong enough to withstand the heat of the broiling sun.
Birbirlerine bağlanarak Dünya'daki katı ve sıvıları meydana getiren atomlar kaynayan Güneş'in sıcaklığına karşı koyacak güçte değildir.
It would mean joining the human race.
bu "insan ırkına iştirak etmek" anlamına gelirdi.
Can you join the fan list?
Hayran listesine ekleyeyim mi seni?
Will you join forces with San and fight the humans?
San'la birleşip insanlara karşı savaşacak mısın?