Примеры использования: iron

You are iron!
Sen bir demirsin!
Hey, Monica, I brought back your iron.
Monica, ütünü geri getirdim.
Iron will!
Güçlü irade!
Did you iron your shirt?
Gömleğini mi ütüledin?
Iron or gold?
Demir mi yoksa altın mı?
She hit him in the face with an iron.
O da suratına ütüyü indirmiş.
The man's found some hard black iron in his soul.
Adamın sert bir ruhu var.
The particulate residue that Barry gathered at Iron Heights does contain Clay Parker's DNA but also DNA of a woman.
Barry'nin, Iron Heights'tan getirdiği partikül kalıntıları Clay Parker'ın DNA'sının yanında bir kadın DNA'sı da içeriyor.
We have set lash and heated iron towards the loosening of tongues.
Dillerini çözmek için kırbaç ve kızgın zincir kullanıyoruz.
They kept an iron hand on your mum.
Anneni çok sıkıya alıyorlar.
Putter, niblick, No.3 iron.
Hafif vuruş için 1, sert vuruş için 3.
With the exception of a few personnel files from the Iron Crypt, it's like she doesn't exist.
Iron Crypt'daki bir kaç kişisel dosya dışında, sanki hiç var olmamış gibi.
The first link of the iron ring will be my son.
Zincirin ilk halkası oğlum olacak.
Where is the iron butterfly who once inspired me so?
O güçlü kelebek nerede bir zamanlar bana ilham veren?
Don't you have to iron that?
Bunu ütülemen gerekmez mi?
The Iron Throne.
Demir Taht.