Примеры использования: intrude

I thought it might be rude to intrude on your plane crash.
Uçak enkazına izinsiz girmek kabaca olur diye düşündüm.
I was so sorry to intrude.
Must you intrude on every moment?
Her daim bir şeyleri bölmek zorunda mısın?
I'm sorry to intrude.
Rahatsız ettiğim için kusura bakmayın.
...knowing I intrude.
Böldüğümün farkındayım.
Sorry to intrude, guys.
Rahatsız ettiğim için üzgünüm.
Sorry to intrude, Officer.
Böldüğüm için özür dilerim memur bey.
Sorry to intrude.
I won't intrude.
Sizi daha fazla rahatsız etmeyeyim.
Sorry to intrude.
Sorry to intrude at such a difficult time, but I need to ask you some questions about your husband.
Böyle zor bir zamanda izinsiz girdiğimiz için üzgünüz ancak kocanız hakkında birkaç soru sormam lâzım.
Sorry to intrude.
At least take my address, so I can't intrude on your life.
Bari sen benim adresimi al da hayatına izinsiz girmeyeyim.
Yeah, sorry to intrude.
After a time, several of the members began to intrude themselves into our private lives, our home lives.
Bir süre sonra bazı üyeler, özel hayatımıza... izinsiz girecekler.
I'm sorry to intrude.