Примеры использования: internal

Can it be more of an internal struggle?
Bu daha çok içsel bir boğuşma olabilir mi?
Let's say we keep this internal.
Bu işi aramızda tuttuk diyelim.
It's just that, right now, he's better at internal medicine than you.
Sadece dâhiliye alanında senden daha iyi.
I did my residency in internal medicine.
- Dahiliyede ihtisas yaptım.
She has massive internal bleeding.
Aşırı kanaması var.
The process of perceiving a world gives rise to internal representations of everything.
Bir dünyayı algılama süreci, her şeyin içsel temsillerinin ortaya çıkmasına neden oluyor.
Ramadhir Singh is taking advantage of our internal enmity.
Ramadhir Singh aileler arasindaki düsmanliktan yararlaniyor.
- I'm Dr. Castiglioni, Internal Medicine.
- Adım Dr. Castiglioni, Dahiliye.
You're Board-certified in internal medicine.
Dahiliyede kurul diplomalısınız.
Massive internal bleeding.
Şiddetli kanama.
A, insufficient tension, caused by a dysfunction of the internal secretory glands.
A, yetersiz heyecan, içsel salgı bezlerinin işlev bozukluğundan kaynaklanır.
This stays an internal matter.
Bu aramızda kalacak.
Me, a psychologist, not an internal medicine doctor?
Dahiliye doktoru değil, Psikiyatrist olmama rağmen?
That has nothing to do with internal medicine.
Bunun dahiliyeyle alakası yok ki.
This is an internal memo.
Bu bir yazışma.
I'm picking up massive power fluctuations, internal explosions.
Ağır bir güç dalgalanması ve içsel patlamalar oluyor.