Примеры использования: intercept

We've just got time to intercept him.
-Onu yakalayacak zaman var.
He didn't intercept passes for you.
O paslarınızı engellemedi.
I will intercept her letters.
Mektuplarını alıkoyacağım.
An intercept.
We'll have an agent by the phone to intercept the call.
- Aramayı yakalamak için bir ajanımız olacak.
Our current ability to intercept is only 6:5%.
Şu anki gücümüzle onu engelleme şansımız %7.5.
Follow one and follow two, intercept now!
Takip bir ve takip iki, hemen alıkoyun!
Time to intercept.
Kesişme zamanı.
I do need to intercept those asteroids.
O asteroitleri durdurmam gerekiyor.
NSA's working at full capacity to analyze it and intercept further communications, but we need your help to find out who did this.
UGT bu sesi analiz etmek ve sonraki bağlantıları önlemek için tam kapasite çalışıyor ama bunu kimin yaptığını öğrenmek için yardımınızı istiyoruz.
- and asked you to intercept him.
Ona engel olmanızı istedi.
We've neutralized any intercepts on your phone.
Telefonunuza gelecek her türlü sinyali etkisizleştirdik.
To intercept the real Marty Jr.
- Gerçek Marty Jr.'ı durdurmaya.
Can you intercept?
Önleyebilir misiniz?
And so, I gave the order to intercept them.
Onlara engel olmaları için gereken emri verdim.
We carefully studied the only signal ever intercepted from Earth.
Dünya'dan gelen tek sinyali çok dikkatli inceledik.