Примеры использования: insulting

It's almost insulting.
Hakaret ettin bana.
Dismissing him was as insulting as it was stupid.
Onu azletmek aptalca olduğu kadar aşağılayıcı bir şeydi.
I'm a trained professional, and she's an uncooperative, insulting...
Ben eğitimli bir profesyonelim ve o da uyumsuz, küstah --
You can't insult me.
No insult can come by your own people.
Birisi kendi ailesine neden hakaret etsin?
So as not to be insulting.
Aşağılayıcı olmamak adına.
You are an insulting, pompous fool!
Sen küstah, kendini beğenmiş ahmağın tekisin!
"Fair topics for insult include
"Hakaret edilmeye açık konular...
- are you insulting me?
- Beni tahkir mi ediyorsun?
And it's just so insulting to have someone walking around spreading lies about you.
Senin hakkında iftiralar atan birinin olması çok küçük düşürücü.
It's just so insulting.
Sadece cok onur kırıcı.
You insult yourself, Kingslayer.
Sen kendini asagiliyorsun Kralkatili.
That's insulting
I gotta say this is very insulting.
That is insulting and ridiculous and I am nothing like that character.
Bu onur kırıcı, saçma bir şey ve benim o karakterle alakam yok.
Don't insult them.
Aşağılama onları.