Примеры использования: inhibited

Even inhibit certain types of cancer.
Belli kanser türlerini bile engelliyorlar.
Nobody inhibits you from expressing yourself.
Hiç kimse kendinizi ifade etmenizi yasaklamıyor.
We believe we may be close to developing a technology that can inhibit a Prior's special abilities.
Rahibin özel yeteneklerini kullanmasını engelleyecek teknolojiye çok yakın olduğumuza inanıyoruz.
Society inhibits us, but feelings are feelings and you are crossing a very important threshold.
Toplum bizi engeller ama duygu duygudur ve sen çok önemli bir eşikten geçiyorsun
And you used to be so shy and inhibited.
Çok utangaç ve kısıtlanmıştın.
Do not let my title inhibit you, Klingon.
Ünvanım seni engellemesin, Klingon.
The proprietary collars you wear are custom designed to inhibit your specific meta abilities.
Giydiğiniz kişiye özel tasmalar sahip olduğunuz insanüstü yetenekleri engellemek için özellikle tasarlandı.
If the swelling gets worse, it could inhibit her breathing.
Şişlik artarsa nefes almasını engelleyebilir.
You see, ocular malformations can inhibit mental processes, clouding one's sight... leaving one delusional.
Görme bozuklukları akli muhakemeyi kısıtlayabilir kişinin görüşünü bulandırabilir ve hayal dünyasında yaşamasına sebep olabilir.
If I did care, it would inhibit me from my goal.
- Eğer endişe edersem bu amacıma ulaşmamı engeller.
Inhibited, I suppose.
Kısıtlanmış hissederdim, sanırım.
So you have these serotonic neurons... that inhibit hallucinations... that they themselves are inhibited during REM sleep.
Sanrılar görmeni engelleyen sakinleştirici sinir hücrelerin var yani bunlar REM uykusu sırasında devre dışı kalırlar.
The shooting inhibits the fighting.
Ateş etmek savaşı engeller.
Anything that would inhibit range of motion.
Hareket mesafesini engelleyen herhangi bir şey.
All members of the Vulcan race learn to inhibit emotions.
Vulkan ırkının bütün üyeleri duygularını engelleyebilirler.
It was a substance that would inhibit different kinds of intolerance.
Farklı türlerdeki duyarlılıkları engelleyici türde bir maddeydi.