Примеры использования: inherited

Wasn't inherited.
Miras değil miydi.
Maybe it's inherited.
Jaime cannot marry or inherit lands.
Jaime evlenmek ya da toprakları miras alamaz.
Is insanity inherited?
Delilik kalıtımsal mıdır?
To be honest, in this day and age, he cannot inherit the company just because he's your grandson.
Sırf aile şirketi diye yönetimi onun devralması mı gerekiyor?
Maybe I inherited it or had savings?
Hediye olabilir, miras kalmış olabilir, ödünç almış olabilirim.
It's an inherited condition.
Kalıtsal bir durumdur.
Especially if we're going to inherit the family show.
Özellikle de aile gösterisini miras alacaksak.
That that was inherited.
Sanırım bu kalıtımsal bir şeydi.
They will be the ones who will inherit this Earth.
Dünya'yı devralanlardan biri olacaklar.
I inherited him.
Bana miras kaldi.
Not an inherited condition.
Kalıtsal bir durum değil.
Nobody thought it was possible he would inherit.
Kimse onun miras alacağını düşünmemişti.
It's inherited.
Dad, I'm not inherit you company.
Şirketini devralmaya niyetim yok.
Unfortunately, I inherited it.
Maalesef miras kaldı.