Примеры использования: inheritance

And you understand the rules of inheritance?
- Miras kurallarını biliyorsundur o zaman.
But he is a Kingsguard, forbidden from marriage or inheritance.
Ama o kral muhafızı, evlilik ve veraset ona yasak.
With my inheritance of Aunt Emily, I could've lived here with my children with my head high again.
Emily Teyze'nin mirasıyla burada çocuklarımla boynumu eğmeden yaşayabilirdim.
I studied the Mendelian Law of Inheritance... and their experiments with sweet peas.
Mendel'in Kalıtım Yasasını... ve bezelyelerle yaptığı deneyleri okudum.
Half my share of the inheritance.
Vasiyetten payımı düşenin yarısını.
Was it the Branson inheritance lot?
Branson miras grubu muydu?
At the current value of his estate, the inheritance tax will be at least six million dollars.
Babanın mal varlığına bakacak olursak veraset vergisi en az altı milyon dolar olacak.
I got what I came here for-- my half of the inheritance, and I'm leaving.
Buraya almaya geldiğim şeyi aldım, yani mirasın yarısını ve gidiyorum.
My son, I'm sorry to leave you such an awful inheritance.
Oğlum, sana böyle bir kalıtım bıraktığım için çok üzgünüm.
So, I've decided to give you your inheritance before I die.
Bu yüzden, ölmeden önce vasiyetimi belirlemeye karar verdim.
Maybe an inheritance issue.
Belki bir miras problemi.
If Parliament follows the Russell Committee's report on Illegitimacy and Inheritance, that could change.
Parlamentonun Russell Komitesi'nin Gayrimeşruluk ve Veraset raporunu kabul etmesi hâlinde her şey değişebilirdi.
What does an inheritance have to do with who killed Gonzalez?
Gonzalez'i öldürmekle mirasın ne alakası var?
Inheritance issues?
Kalıtım meselesi mi?
Lawyer Jang, what is dad's inheritance will?
Avukat Jang, babamın vasiyeti nedir?
Destroying my whole inheritance?
Tüm mirasımı yok mu edecek?