Примеры использования: inhabitant

A hobbit is a mortal halfling inhabitant of Middle Earth, whereas an elf is an immortal, tall warrior.
Hobbit, Orta Dünya sakini, ölümlü buçukluklara denir oysa elf ölümsüz, uzun boylu savaşçılardır.
And what of its inhabitants, the tardigrades?
Peki ya o çiy damlasının üzerinde yaşayan tardigradlar?
The ocean's largest inhabitant feeds almost exclusively on one of the smallest - krill, a crustacean just a few centimetres long.
Okyanusun bu en büyük sakini neredeyse sadece, kabuklu bir hayvan olan birkaç santim uzunluğundaki şu küçük karideslerle beslenmektedir.
The inhabitants of this planet can read our minds.
Burada yaşayanlar aklımızı okuyabiliyor.
The moon's only inhabitant.
Ay'ın tek sakini.
Then he offered the inhabitants a choice.
Sonra burada yaşayanlara bir seçme şansı tanıdı.
The deluge wakes another forest inhabitant.
Yağmurlar başka bir orman sakinini daha uyandırmış.
The inhabitants are mostly harmless.
Orada yaşayanların çoğu zararsızdır.
The entire town, every inhabitant disappeared.
Tüm kasaba, tüm halk ortadan yok oldu.
We've no records of any previous inhabitants.
Bizim kayıtlarımızda daha önce burda ikamet edildiğine dair bilgi yok.
The city has become safer fot the inhabitants.
Şehir halk için daha güvenli hale gelmişti.
What about the other inhabitants?
Peki ya diğer ikamet edenler?
We pose no threat, human inhabitants.
Tehdit oluşturmuyoruz, insan halkı.
We've studied this structure and its inhabitants for months.
Aylardır bu yapıya ve içinde ikamet edenler üzerine çalışıyoruz.
Hear me... inhabitants of this world.
Dünya halkı... sesime kulak verin.
All inhabitants of the Great Plains are exposed to the elements.
Büyük Ovalar'ın tüm sakinleri doğanın güçlerine karşı savunmasızdır.