Примеры использования: infuriating

It's infuriating.
These people, sometimes, they infuriate me!
Bu insanlar, bazen beni çileden çıkarıyorlar!
Because it's infuriating.
You know what would infuriate him?
Onu ne kızdırırdı biliyor musun?
Used to infuriate my ex.
Eski karımı deli ederdim.
There's an infuriating story behind it.
Bu ismin ardında oldukça sinir bozucu bir hikâye var.
Infuriating, but magnificent.
Çileden çıkarır ama yine de mükemmeldir.
It must be so infuriating.
I know this will infuriate Elizabeth.
Bunun Elizabeth'i kızdıracağını biliyorum.
They infuriate me.
Beni deli ediyorlar.
Oh, that is infuriating!
Ne sinir bozucu bir şeydir bu!
This is infuriating!
Your logic is infuriating.
You kissed her to infuriate me?
Kızdırmak için mi öpüşüyordunuz?
It's infuriating.
Deli ediyor.
Marge, you are comparing me to the most infuriating thing in the newspaper!
Marge, sen beni gazetelerin en sinir... bozucu karikatürüyle kıyaslıyorsun!