Примеры использования: infinity

He rocks... infinity.
Adam sonsuz müthiş.
Not just eternity, but infinity.
Sonsuzluk değil, sınırsızlık.
Just nothing times infinity.
Sonsuzluk boyunca bir hiçlik.
Never ever, ever, ever, ever... times infinity.
Asla ve asla, asla, asla, asla çarpı sonsuz.
Afraid so, infinity plus one.
Sonsuza kadar söylerim.
Infinity, cause I'm not gonna do it.
Sonsuza kadar,çünkü yapmayacağım.
And those propellers had propellers on the ends of their blades, out to infinity, each propeller going faster than the previous one.
Ve orada onların sonsuza çıkışların ucundaki pervanelerin kanatları daha öncekiler gibi hızlı olarak dönüyorlar.
The picture we had in mind was two three-dimensional worlds stretching off to infinity but separated from each other by a tiny gap -- a fourth dimension of space.
Biz aklımızdaki resmi üç boyutlu dünyaların sonsuza kadar ulaşan birbirinden ayrı boşluklarda var olan... uzayda başka bir dördüncü boyutun olduğunu göstermek oldu.
Infinity is a big number, Jerry.
- Sonsuzluk büyük bir sayı, Jerry.
- Dibs on Dad times infinity.
- Babam benimdir çarpı sonsuz!
To find one's place in the infinity of being, one must be able to both separate and to unite.
Var olmanın sınırsızlığında, soyacak bir mekan bulmak için her iki kişi ayrılabilmeli ve birleşebilmelidir.
To infinity and beyond, baby.
Sonsuzluk ve ötesine bebeğim!
I haven't settled on a final design logo yet for Dunder Mifflin Infinity.
"Dunder Mifflin Sonsuzluk" projesi için nasıl bir logo kullanacağımıza hâlâ karar veremedim de.
So, like, to infinity, you know?
Yani, sanki sonsuzluk gibi.
Einstein imagined the Universe as a flat sheet, stretching out to infinity.
Einstein uzayı sonsuzluğa kadar uzanan düz bir çarşaf olarak hayal etti.
It's like infinity, it's hard to get a handle...
Sonsuzluk gibi, başa çıkmak zor...