Примеры использования: infatuated

The Creator made me so infatuated only about you..
Yaratan beni sana delicesine aşık olmam için yarattı.
I am completely infatuated.
Kör kütük aşık oldum.
He was-He was absolutely infatuated with him.
Yes, if not for that infatuated feline.
Evet, o delicesine aşık kedi olmasaydı.
These days he seems infatuated by Penelope.
Bu günlerde Penelope'ye kör kütük aşık gibi.
-He's infatuated with you.
He became infatuated with her.
Neden bilmiyorum ama ona delicesine aşık oldu.
He appears to have been infatuated with you.
Sana aşık olmuş gibi görünüyor.
She's infatuated.
Aklı başından gitmişti.
He would get infatuated with someone,
Birine deliler gibi aşık olurdu..
Infatuated, enamored, in love with.
Tutkun, vurgun, aşık.
The one Edmund was so infatuated with,
Edmund'un aklını başından alan kız.
infatuated with me.
bana deli gibi aşıktı
You know that my daughter is infatuated with you.
Kızımın sana tutkuyla bağlandığını biliyorsun.
She was infatuated with him.
You were so infatuated with your cousin Caris.
Kuzenin Caris'e deli gibi aşıktın.