Примеры использования: infants

She hasn't seen you since she was an infant.
Onu bebekliğinden beri görmedin.
An infant picks up a regular old measles virus.
Çocuk bildiğimiz kızamık virüsünü kapıyor.
- Your latest infant?
He would've been getting infections since he was an infant.
Bebeklikten beri enfeksiyon kapmaya başlardı.
I, John Dorian, am a ridiculous 32-year-old overgrown infant.
Ben, John Dorian, 32 yaşında, gülünç, fazla gelişmiş bir çocuğum.
She even killed an infant.
Küçük bir çocuğu bile öldürdü.
According to the mother, for the duration of the event her daughter went from being a 5-year-old to an infant.
Annenin ifadesine göre olay esnasında kızı 5 yaşından bebekliğine dönmüş.
- Because he called me an infant!
- Çünkü bana küçük çocuk dedi!
I will kill your infant daughter.
Bebeğini öldürürüm.
Then a great holiday was proclaimed throughout the kingdom, so that all of high or low estate might pay homage to the infant princess.
Sonra da, yurttaşlar küçük Prenses'e bağlılıklarını sunabilsinler diye tüm ülkede tatil ilan edildi.
Probably an infant.
Muhtemelen yavru.
This is an infant!
Bu bir bebek!
Infant son kidnapped.
Küçük çocuk kaçırılır.
It's an infant.
Bu bir yavru.
Male infant, respiratory distress.
Erkek bebek, solunum sıkıntısı.
Her infant son was in the next room when she was killed.
Öldürüldüğü sırada küçük oğlu yan odadaydı.