Примеры использования: indistinguishable

I can equip you with a fully articulate prosthetic, operationally indistinguishable from a real hand.
Sana tam boğumlu bir prostetik takabilirim işlevsel olarak gerçek bir elden farksız.
From the outside, a normal home is indistinguishable from the home of a monster who puts women in barrels.
Dışarıdan bakılınca, normal bir evle kadınları varillere koyan bir canavarın oturduğu ev ayırt edilemez.
And an indistinguishable M. O.
...ve ayırt edilebilir bir yöntem de seçilmemiş.
You're saying these shapeshifters will be completely indistinguishable from whoever they're impersonating?
Yani sen şekil değiştiricilerin kimliklerine büründükleri kişilerden ayırt edilemeyeceğini mi söylüyorsun?
a slow murmur forgotten, drop by drop, almost indistinguishable from the beats of your heart.
Sessizlik duvarındaki kılcal bir çatlak kalp atışlarından neredeyse ayırt edemediğin her damlada unutulan bir mırıltı.
They're virtually indistinguishable from the environment.
Çevreyle ayırt edilemez bir hale gelmişler.
And I'm telling you, they're indistinguishable.
Söylüyorum sana, ayırt edilemezler.
In other respects they are indistinguishable from each other.
Diğer açılardan birbirlerinden ayırt edilemez durumdalar.
Since these species are so visually indistinguishable from each other, the sound they produce should differentiate the two.
Bu türler, gözle görülür şekilde birbirlerinin benzeri olduğundan çıkardıkları ses, ikili farklılık oluşturmalı.
It was supposed to be indistinguishable from the original.
Orijinalinden farksız olmalıydı.
I'll be genetically indistinguishable from my Earth-1 counterpart.
Dünya-1'deki kopyamdan genetik olarak farksızım.
You and her are virtually indistinguishable.
Siz tamamiyle farksızsınız.
From where I sit, your unorthodox methods are indistinguishable from chance.
Buradan bakınca, aykırı olan yöntemleriniz şans eserinden farksız görünüyor.
What's most amazing about CTX is that it's indistinguishable from water.
En şaşırtıcı özelliği sudan farksız olması.
Well, naturally, to the primitive mind, any sufficiently advanced technology would be indistinguishable from magic.
Aslında, ilkel bir beyin için yeterince gelişmiş bir teknoloji sihirden farksız görünür.
A monkfish, almost indistinguishable from the sand on which it lies.
Bir fener balığı, uzandığı kumdan ayırt edilmesi neredeyse imkansız.