Примеры использования: in order

Anyway, everything seems to be in order.
Neyse her şey sıralı görünüyor.
The painting is in order.
Tablo ahenkli.
And I went to his desk to make sure everything was in order.
Sonra masasında herşey düzenli mi diye kontrol etmeye gittim.
It has to be in order for us to stay alert,
Gözümüzü dört açabilmemiz için düzenli olması gerekir...
Everything'll be... in order.
Her şey... düzenli olacak.
At least that part of her life's in order.
En azından hayatının bu kısmı düzenli.
My life appeared to be in order.
Hayatım düzenli görünüyordu.
The brace is applied to stabilize cervical vertebrae... in order to allow time for healing.
Bu destek ile boyun omurları düzenli bir iyileşme süreci sağlar.
The accounts are in order.
Kayıtlar düzenli, evet, tamam.
Your alphabet... in order.
Alfaben... sıralı olarak.
Next time, have them fax them in order.
-Bir dahaki sefere sıralı fakslasın.
That's all in order.
Hepsi sıralı.
Notice the numbers are in order?
Rakamlar sıralı, gördün mü?
It's the biggest and the smallest, so it's in order.
Hem en uzun hem en kısa, böylece sıralı oluyor.
Yeah, they're all in order, thank you.
Hepsi sıralı, teşekkür ederim.
The masks come in the square in order.
Tamam... "Kostümlü çocuklar düzenli bir biçimde alanda ilerler."