Примеры использования: in fact,

Which is a bit of a problem if, in fact, I have killed Tesla.
Eğer Tesla'yı gerçektende öldürdüysem bu biraz sorun olacak.
One does, in fact, work for a machine-tool company.
Biri hakikaten bir makine parçası şirketinde.
In fact, there's a simple reason we aren't surrounded by time-traveling tourists from the future.
Esasen çok basit bir neden var gelecekten gelen turistlerle çevrelenmedik henüz.
My handlers want to wait until you use the courtroom shooting to humanize yourself and then we'll leak that you were, in fact, sleeping with your boss.
Yöneticilerim kendinizi insancıl göstermek için duruşma salonu vurulmasını kullanana kadar bekleyecek ve sonra da aslında, ...patronunuzla yattığınızı sızdıracaklar.
In fact, all your work is first-rate.
Nitekim bütün işlerin birinci sınıf.
In fact, I might.
Hatta takabilirim de.
You said Turner was smart, McGee, when in fact, you should have said he was brilliant.
Turner'ın zeki olduğunu söylemiştin McGee, halbuki süper zeka demeliydin.
In fact, after hearing that, there's nothing more I wish to add.
Nitekim, bunu duyduktan sonra eklemek istediğim bir şey yok.
In fact, anyone not directly next to the device received minor injuries.
Nitekim bomba düzeneğine çok yakın olanlar dışındakiler küçük yaralar aldılar.
In fact I've decided.
Hatta kararımı verdim.
But, in fact, it's story after story.
Ama hâlbuki tarihin ardından tarih gelir.
Could these ruins provide proof that such a city did, in fact, exist?
Bu kalıntılar, gerçektende böyle bir şehrin varlığının ispatımıdır?
That is to say, I beg your pardon, but I am in fact a practical erm... magician.
Yani kusuruma bakmayın lâkin ben hakikaten de tatbikî bir büyücüyüm.
In fact, I met with the insurance company myself about it this morning and negotiated a very favorable settlement.
Esasen, bu sabah sigorta şirketiyle bu konu kendim görüşüp konuştum ve uygun bir anlaşma için ikna ettim.
In fact, if living rationally and responsibly on this planet is silly, crown me the prince of silly, ruling cleanly and kindly over all of Sillyopolis.
Aslına bakarsan duyarlı ve sorumluluk sahibi bir yaşam sürmek saçmalıksa Saçma-Kent'i nazikçe yöneten Saçma Kral diyebilirsiniz bana.
Lord King, I do not wish to cause distress, but if the lady was in fact alive, surely they would have made clear their demands?
- Kral hazretleri felâkete sebebiyet vermek istemem ama leydi hakikaten hayatta olsaydı muhakkak taleplerini aşikâr ederlerdi, ne dersiniz?