Примеры использования: impartial

Miss Falangie, may I ask you a question as an impartial person at this table?
Bayan Falanca, bu masadaki tarafsız biri olarak bir soru sorabilir miyim?
But I assure you our investigation will be conducted in a fair and impartial manner.
Ama sizi temin ederim ki, yapacağımız soruşturma, çok adil bir soruşturma olacak.
- Hardly an impartial witness.
- Yansız bir şahit olması güç.
And judging by your accent, immigration probably isn't an issue you can be real impartial about.
Aksanınızdan anladığım kadarıyla göçmenlik sizin için tarafsız kalınacak bir sorun olmasa gerek.
By charter, our lists must be impartial!
Listemiz adil olmalı!
Okay, we need an impartial judge here.
Adil bir hakeme ihtiyacımız var.
You're an impartial observer.
Sen adil bir gözlemcisin.
I'm neutral and impartial.
Doğal ve adil.
Any reasonably impartial judge is bound to let me off.
Makul ve yansız bir yargılama serbest bırakılmamı sağlayacaktır.
Very impartial!
A concern has been raised regarding the court's ability to be fair and impartial.
Mahkemenin adil ve tarafız olmasıyla ilgili bir sorun ortaya çıktı.
You will conduct a complete, thorough and impartial investigation.
Yansız, eksiksiz, araştırıp sonuçlandıracaksın.
Being impartial.
Tarafsız olmak.
Consul Antony, I am here strictly as an impartial arbiter.
Konsül Antony, ben burada tamamen tarafsız bir hakem olarak bulunuyorum.
I need an impartial observer.
Tarafsız bir göz istiyorum.
I guess I need a little impartial perspective.
Sanırım bana tarafsız bir bakış açısı lazım.