Примеры использования: identity

Take my identity.
Benim kimliğimi al.
So, Mr. Balouzian and our victim were in a condo rented by an attractive woman with a fake identity.
Yani Bay Balouzian ve kurbanımız sahte kimlikli çekici bir kadının kiraladığı bir dairedelermiş.
Being able to use that bathroom is critical to my identity, to my music!
O tuvaleti kullanmak benliğim ve müziğim açısından çok önemli.
Guilt and innocence, hell, one's entire identity is now a matter of geography.
Suçlu ve masum, kahretsin, insanın tüm özdeşliği artık coğrafi bir mesele.
Of course, the DA investigators are still after me, but you could close that case, clear my name, get my identity back.
Tabiki, bölge başsavcısı soruşturmacıları hala peşimdeler, ama davamı kapatıp, ismimi temize çıkarıp, bana hüviyetimi geri verebilirsin.
Without identity.
Benliğim yoktu.
Body Integrity Identity Disorder.
Vücut bütünlüğü özdeşlik bozukluğu.
I'm taking the identity from her.
Hüviyetine gölge düşürüyorum.
Identity papers, driving licence.
Hüviyetler, ehliyet ve ruhsat.
It could destroy his identity.
Bu onun kişiliğini mahvedebilir.
There is an identity of minds taking place between the alien beings and the mind of Lieutenant Romaine.
Beyinlerin benzerliği görülüyor, yabancı yaratıklar ve Teğmen Romaine'nin beyinleri arasında.
Identity theft.
- Kimlik hırsızlığından.
It's pretty much my whole identity!
Benim kişiliğim bunlardan ibaret.
Not our usual identity crisis.
Genelde böyle benzerlik sorunları olmuyor.
Dissociative Identity Disorder.
Tıbbi terim olarak, buna Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu deriz.
Two or more distinct personality states that recurrently take control over behavior, including the protector identity, Sidney.
Bir veya iki farklı kişiliğin varlığı arada bir koruyucu kişilik Sidney de dahil kontrolün sürekli değişmesine neden olabilir.