Примеры использования: i need

Don't need to feel the sorrow
Kederi hissetme gereksinimi duymuyoruz
I did need those, J.D.
Onlara ihtiyacım vardı, J.D.
I hope you understand the need for this-- this timeout.
Seni kenara çekmemin gerekliliğini anlıyorsundur umarım.
Any natural disaster... creates the need for a medical team.
Herhangi bir doğal afet tıbbi ekibe gereksinim oluşturur.
I was just telling Kozik that we need bodies around our table.
Ben de Kozik'e, masamızda biraz elemana ihtiyacımız olduğunu söylüyordum.
I hope it hasn't soured you on the need for compromise.
Umarım karşılıklı taviz verme gerekliliğinden sizi soğutmamıştır.
What I need is her.
Şimdiki gereksinimim Hannah.
That killer doesn't need baton, gun, knife or bomb!
Bu katilin cop,silah,bıçak ya da bombaya ihtiyacı yok !
I saw no need to correct my lie after that.
Daha sonra yalanımı düzeltme gereği görmedim.
No need to bother Lord Robin.
Lort Robin'i rahatsız etmeye lüzum yok.
I think I need to radio for emotional backup.
Sanırım duygusal destek için telsiz konuşması yapmam gerek.
I just need this bail hearing to go smoothly.
Bu kefalet duruşmasının sıkıntısız geçmesi gerek.
Come to me for anything you need.
Şey sen lüzum için bana gel.
Bart, according to your folder, you need some extra help.
Bart, dosyana göre ilave yardıma gereksinimin var.
Okay, I need to open Box 6468 now.
Peki, 6468 numaralı kasayı açmam gerek.
There's no need to bloody yourself.
Üstünüze kan bulaşmasının lüzumu yok.