Примеры использования: i fell

That was the first time he fell.
Bu ilk düşüşü.
She fell asleep... and then I started feeling sick, so I, uh, got my car to drive home.
Kira uyuya kaldı... ve ben de kendimi kötü hissetmeye başlayınca... ve arabama binip eve gittim.
And then everything just fell apart.
Ve sonra herşey tepe taklak oldu.
Look at the way the bodies fell.
Cesetlerin düşüş şekline bak.
But I fell in love.
Ama aşık oldum.
Maybe he fell.
Belki de düşmüştür.
Oh, remember the fields of Naboo, where you fell in love.
Naboo kırlarını düşün, orada âşık olmuştun.
Winter fell.
Kış tepesi.
"I'll take the fall for you.
"Ben yaptım derim..
We fell in love.
Aşık olduk.
Something fell to Earth.
Dünya'ya düşen bir şey.
He fell... out of the beech tree in the backyard, and, um, broke his neck.
Arka bahçemizdeki kayın ağacından ve boynunu kırdı.
My marriage fell apart 17 years ago.
Evliliğim 17 yıl önce tepe taklak oldu.
Last season I fell into a slump.
Geçen sezon bir düşüşe girdim.
- She fell in love.
Aşık olmuş işte.
After the candelabra fell,
Şamdan düştükten hemen sonra,