Примеры использования: i bought

They buy houses from people, they conduct business.
Miletten ev alıp işlerini yürütüyorlar.
House doesn't buy coincidences.
House tesadüflere inanmaz.
- Why not buy it?
Bunu kiralamak istiyorum.
But would you like to buy my last dumbbell?
Fakat son dambılımı almak ister misiniz?
I don't buy it.
I want to buy you for an hour, if that's what you call it.
Seni bir saatliğine kiralamak istiyorum sizin deyiminizle.
A lot of our students buy rucksacks there.
Öğrencilerimizin çoğu sırt çantalarını oradan almışlardır.
Do people actually buy this nonsense?
Bu saçmalığa inananlar var mı?
Buy you breakfast?
- Kahvaltı ısmarlayayım mı?
-She'll buy that?
- Sence bunu yutar mı?
I had to go buy patties at Osco.
Osco'dan köfte almak zorunda kaldım.
Buy you a beer?
Bira ısmarlayayım mı?
I'll never buy that.
Bunu yutmam.
What if we buy these suits, and I go and I get a job or don't get a job, and I show up at her doorstep, and I ask her to take me back, and she says no?
Farz edelim ki, biz bu elbiseyi aldık gidip işi kaptık, ya da kapamadık, ve kapısına dikilip ondan beni kabul etmesini istedik, ya kabul etmezse?
Buy you a drink?
Sana bir içki ısmarlayayım mı?
I'll buy that.