Примеры использования: humiliating

God, this is humiliating!
Tanrım, bu çok aşağılayıcı!
Isn't it humiliating?
Bu küçültücü değil miydi?
Sheldon, it's humiliating.
Sheldon, bu çok utandırıcı.
He wants to humiliate me.
Beni aşağılamak istiyor.
Did you think about how you would... humiliate me and my kids?
Beni ve çocuklarımı nasıl utandırdığını... hiç düşündün mü?
Humiliating and noble.
He is undoubtedly here to ask me some humiliating, menial favor that he couldn't palm off on some other flunky.
Hiç şüphe yok ki benden, diğer uşaklarının üzerine yıkamadığı küçültücü ve lüzumsuz bir iyilik istemeye geliyordur.
This is humiliating.
Bu çok utandırıcı.
- Even more humiliating than...
- O olaydan daha mı küçük düşürücüydü...
This is so humiliating.
Resmen rezil oldum.
The humiliating posing of the body can't be a coincidence.
Onur kırıcı vücuda poz verdirme şekli tesadüf olamaz.
To humiliate you.
This is humiliate. - ¿Humiliate?
That was the most humiliating thing ever.
Başıma gelen en küçük düşürücü olaydı.
Humiliating someone for no good reason doesn't seem fair.
Birisini ortada bir şey olmadan rezil etmek adil değildir.
No need to humiliate me.
Beni aşağılamana gerek yok.