Примеры использования: hosts

A host, of golden daffodils"
Bir kalabalık, altın nergislerden..."
It lives to find a host.
Bir konakçı bulmak için yaşıyor.
Victoria, we are so grateful to you for offering to host us while we're in town.
Victoria, hazır şehirdeyken bizi ağırlama davetin için çok minnettarız.
The Host reads people's auras.
Hancı insanları tekrar yoluna sokmak için onların aura'sını okuyor.
I return to my command after one week and discover we've been playing host to Cleopatra.
Bir hafta sonra kumandama geri dönüyorum ve Kleopatra'yı ağırladığımı öğreniyorum.
He is host to me.
- Benim için bir konak.
Depends how much of the host brain was...
Konukçu beynin ne kadarının...
Your casino host.
No parasite without a host, without you, it will have no voice, without the governess, it will have no form.
Konak olmadan parazit yaşayamaz, sen olmadan, sesi de olmayacak, ...mürebbiye olmadan, şekli de olmayacak.
I'm just a host!
Bense bir konukçuyum!
I am your host, Chief Runswithpremise.
Ben mihmandarınız Şef Öncül Koşan.
He keeps trying to find a body to host her spirit, but the bodies keep dying.
O onun ruhu barındırmak için bir vücut bulmaya devam ediyor, ancak organları ölmeye devam.
The hosts here...
Çok kalabalık...
Erikson was the original host.
Erikson ilk konakçıymış.
- I was being a good host.
- Onları iyi bir şekilde ağırlamaya çalışıyordum.
And jumped into the sea to face a host of dangers.
Ve tehlikeleri barındıran şeyle yüzleşmek için denize atladı.