Примеры использования: horn

- The rhino horn.
- Gergedan boynuzunu.
Nobody honks this horn but me, okay, pal?
Klaksonumu kimse kullanamaz, tamam mı, dostum?
The Golden Horn Shipyard is working nonstop.
Haliç Tersanesi kar, yağmur demeden çalışıyor.
-The horn of Gondor.
- Gondor'un Borusu.
Captain, if you will, when I point to you, please speak into the horn.
Şefim, zahmet olmazsa işaret verdiğimde antene konuşmanızı rica edeceğim.
"Thou shalt not horn in on thy husband's... racket."
"Kocanın şeyiyle kocanı boynuzlamayacaksın... mesleğiyle."
May I attach it to your horn?
Onu boynuzuna iliştirebilir miyim?
(Boat horn)
(Tekne klaksonu)
Follow me and lean on the horn.
Beni takip et ve kornaya basıp dur.
A fabulous animal resembling a horse with one horn.
Ata benzeyen, tek boynuzlu efsanevi yaratık.
Horn Hill.
Boynuz Tepe.
(SHIP'S HORN BLARES)
(Gemi düdüğü)
Found his I.D. in his powder horn.
Kimliği barutluğunun içindeydi.
And van Horn set him up.
Van Horn da ona tuzak kurmuş.
Well, your horn works.
Pekala, kornan çalışıyor.
That way, if horn boy shows up, we mortals might stand a chance.
Boynuzlu çocuk ortaya çıktığında biz ölümlülerin bir şansı olsun.