Примеры использования: homeland

If you had not been so arrogant, you could have returned to your homeland with a fleet of ships.
Bu kadar küstah olmasaydın kendi vatanınıza bir donanmayla dönebilirdin.
Plus, I want to take her to the homeland.
Ayrıca, onu anavatana götürmek istiyorum.
In the homeland, we bow to our elders...
Anayurtta biz büyüklerimize reverans yaparız.
This is agent Hubbard from Homeland Security.
Bu hanımefendi Ajan Hubbard ve Ulusal Güvenlik'ten geliyor.
The break-in at homeland security.
Ülke Güvenlikteki giriş.
Our gift to the homeland, another war.
Memlekete bir hediye, başka bir savaş.
You can make your way north to your homeland from there.
Oradan kuzeye, yurdunuza doğru yola koyulabilirsiniz.
Well, we sat on the Homeland Security Committee together, so I pretty much know her feelings on the subject.
Yurtiçi Güvenlik Komitesi'nde onunla birlikte oturmustuk bu konudaki düsüncelerini az çok biliyorum.
Do they celebrate Thanksgiving in your homeland?
Senin memleketinde de Şükran Günü kutlanıyor mu?
You know, there are many in your homeland that pray for your return, Princess.
Yurdunuzda dönmenizi bekleyen birçok kişi var, prenses.
Enough illegal weapons to trip Homeland Security?
Yurtiçi Güvenliğe seyahat etmesi için buradaki yasadışı silahlar yeter mi?
- Look, my homeland!
- Bakın evim!
You're going to bring Daenerys a souvenir from her ancestral homeland in case I'm not enough?
Ben yetmezsem diye Daenerys'e atalarının vatanından bir hediye mi almak istiyorsun?
Are you here to bring me back to the homeland?
Anavatana mı yollanıyorum?
You do dances here in the homeland, right?
Burada, anayurtta, dans edersiniz değil mi?
Bob Kirkland, Homeland Security.
Bob Kirkland, Ulusal Güvenlik.