Примеры использования: hearts

It explains his heart, seizures, and liver failing.
Bu durum kalp sorununu, krizleri ve karaciğer yetmezliğini açıklar.
Brave heart, Clara!
Cesur yürek, Clara!
I haven't had the heart to tell him yet.
Söyleyecek cesareti bulamadım daha.
I was going to be a cardiologist, but I didn't have the heart.
"Kardiyolog olacaktım ama yürekli değildim."
Heart rate's 49.
Nabız 49.
Only heart truth on me, so you will wanna me or you'll feel guilty.
Ben senin hakkında acı bir gerçek söyleyeceğim, sen de bana söyleyeceğin için vicdanın sızlamayacak.
How come they can do that and we got people starving in the heart of Manhattan?
Bizler Manhattan'ın göbeğinde açlık çekerken, nasıl olur da bunu yapabilirler?
Heart wants what the heart wants, right?
Gönül ferman dinlemez, değil mi?
Right here in the heart of the city.
Tam burası, şehrin göbeği.
With all my heart, My Lady.
Can-ı gönülden istiyorum leydim.
I think you have a good heart.
Bence iyi kalplisin.
Because you're an evil bastard with no conscience and no heart?
Vicdansız ve kalpsiz iğrenç bir piç olduğun için mi?
You got a heart?
Kupan var.
So you ready for the big heart dissection tomorrow?
- Yarınki büyük kalp diseksiyonu için hazır mısın bakalım?
My heart bleeds.
Yüreğim kan ağlıyor.
When the Gold Cloaks saw the king leaving, they lost all heart.
Altın pelerinliler kralın gittiğini görünce cesaretlerini kaybetti.